Sepet

Çocuklarda Gelişim Evrelerini İnceleyelim

Çocuklar dünyaya gelirken kendilerinin bile farkında değildir. Peki nasıl oluyor da bu durumdan yetişkin gibi düşünme seviyesine ulaşabiliyorlar? İsviçreli psikolog Jean Piaget bu soruyu bilişsel gelişim üzerine yaptığı çalışmalar sonucunda ortaya çıkardığı 4 kuram ile cevaplandırmıştır.

Bilimix İksir Ekibi olarak sizlerle Piaget’in Bilişsel Gelişim Aşamalarını paylaşmak isteriz.

Evre 1: Duyusal Motor Dönem (Yaş:0-2)

Bu dönem fiziksel, zihinsel ve duygusal yönden gelişimin en hızlı olduğu dönemdir. Bebek duyarak, hissederek, dokunarak dünyayı öğrenmeye başlar. İlk başta kendini nesnelerden ayırt edemeyen bebek, bu aşamada kendini nesnelerden ayırt etmeyi öğrenmektedir. Yaptığı davranışlarda amaç edinir ve nesne kalıcılığı kavramı bu dönemde oluşur.

Örneğin 5 aylık bir bebek ona gösterdiğiniz bir oyuncağı sakladığınızda aramaktan vazgeçer. Oysa 8 aylık bir bebek oyuncağı aramaya devam eder. Çünkü bebek artık o oyuncağın gözünün önünden kalktığında varlığının yok olmadığı algısına sahip olur. Öncelikle refleksleri ve kendi bedeninin farkına varan bebek, 2 yaşına doğru hareketlerini düşünerek gerçekleştirir.

Evre 2: İşlem Öncesi Dönem (4-6 Yaş)

Bu dönem çocukların dili kullanmaya başladığı ve nesneleri sözcüklerle betimlediği dönemdir. Ancak düşünme şeklinde egosantrizm (benmerkezcilik) görülmektedir. Çocuk kendisini başkasının yerine koyamaz ve yaşanan şeylerin çoğunlukla kendisiyle ilgisi olduğunu düşünür. “Kar neden yağar?” sorusuna “Oyun oynayabilmem için” cevabını verebilir veya anne babasının arasındaki kavganın sorumlusunun kendisi olduğuna inanabilir. Bu dönemi sağlıklı atlatamayan çocuklarda narsist ve egoist kişilik özellikleri görülebilmektedir.

Ayrıca bu dönemde çocukların nesnelerle ilgili deneyimleri arttırılmalıdır.  Nesneleri tek bir özelliğe göre sınıflandırırlar. Örneğin kırmızı üçgen ve kırmızı kareleri bir arada renge göre sınıflandırabilirler ancak hem şekil hem renk olarak ayırt edemezler. Tek yönlü düşünce zamanla yerini çift yönlü düşünceye bırakır.

0-2 yaş aralığında sembolik oyun gözlemlenir. Örneğin çocuk, bir çubuğu silah olarak kullanabilir veya hayali arkadaşı ile telefonda konuşabilir. Sembolik oyun sağlıklı bir süreç olup hayal gücünün gelişiminde ve çatışmaların ortaya konulmasında önem taşımaktadır.

4-6 yaş aralığı ise sezgisel dönem olup bu dönemde sezgiler mantığın önüne geçer. Örneğin bir bardak suyu eşit miktarda uzun-ince bir bardak ve kısa-geniş bir bardağa doldurduğunuzda çocuk uzun ince bardağın daha dolu olduğunu düşünebilir. Bu dönem nesnelerin dikkat çekici özelliklerine odaklanılan bir dönemdir.

Evre 3: Somut İşlem Dönemi (6-12 Yaş)

Bu dönemde çocuk nesne ve olaylar hakkında mantıklı düşünmeye başlar. Egosantrizmden kurtulan çocuk başkalarıyla iletişim kurmaya başlar. Nesneleri birden çok sınıfa göre kategorize edebilmeyi öğrenir. Oyuncakları rengi, şekli ve büyüklüğüne göre ayırabilir ve düşünce tersinebilirlik algısına sahip olur. Yani 5×4 ve 4×5’in aynı sonucu verdiğini öğrenir. Korunum kavramına sahip olur. Sıvıların konulduğu kap değişse bile miktarının değişmediğini bu dönemde öğrenir.

Bu dönemde çocukların yeni kazandığı becerileri uygulama ile pratik etmeleri gerekmektedir. Zeka oyunları, el becerisini geliştirmeye yönelik oyunlar, iletişim içeren oyunlar ile desteklenmesi gereken bir dönemdir.

Evre 4: Soyut İşlem Dönemi (12-18 Yaş)

Ergenlik dönemiyle birlikte çocukların düşünce tarzı yetişkinlere benzer hale gelir. Problem çözümünde somut düşüncenin yanı sıra soyut düşüncede yer alır. Bu dönemde toplum yapısı, politikası, ekonomisi gibi konularla ilgilenmeye başlayan çocuk çeşitli idealler, fikirler ve inançları geliştirmeye başlar. Öğretim yöntemleri somut işlem dönemindeki çocuk ile soyut işlem dönemine geçiş yapan ergeni ayırt edecek şekilde düzenlenmelidir. İlköğretim 6,7 ve 8.sınıf ve lise süresince analiz etme, karşılaştırma, soyut ilişkileri bulma, üretme ve eleştirel düşünme gibi çocuğu geliştirici nitelikte aktivitelere yer verilmesi gerekmektedir.

Piaget’nin “Çocuklar yalnızca kendi keşfettikleri şeyleri gerçek anlamda kavrayabilirler. Onlara bir şeyleri şipşak öğretmeye kalktığımızda bunları kendilerinin yeniden keşfetmesini engellemiş oluruz” sözüne katılıyor kendi kendine keşfeden ve kendi üreten çocukların arkasında duruyoruz.

Bilimix İksir Ekibi