BİR HAYAL KURDUM KOD ADI :BİLİM

Öncelikle “Bilim” nedir, bu kelimeyle bir tanışalım istiyorum. 

Bilim; tanım itibari ile evrenin, evrendeki olguların ve olayların bir bölümünü ele alıp birtakım yöntem ve deney yolları kullanarak ve gerçeğe, gerçekliğe dayanarak birtakım yasalara ulaşan bilgi yolu, düzenli ve tutarlı bilgi, olarak karşımıza çıkar.

Bilim merak ve sorgulamaya dayanır.

Öyleyse daha doğarken merak ve sorgulama iç güdüsüyle açmadık mı  gözlerimizi bu dünyaya? Dilimizi, nesneleri ve daha birçok şeyi bu yol ile öğrenmedik mi? Şüphesiz hayatımız bu kelimeyle fazlasıyla ilişkili. Durum böyleyken bu kelimeyle henüz tanışmamış/tanışamamış doğuştan bilim insanı meraklı miniklere ulaşmak hayallerimizdeki yerini çoktan aldı. 

Peki nedir bu hayalin temeli?

Bir BİLİM otobüsü ile köy köy gezerek bilimle henüz tanışmamış meraklı minik bilim insanlarıyla buluşup, bilimin aslında sayısal değerlerden ibaret olmadığını hayatımız boyunca gözlemleyebileceğimiz olaylar dizisi olduğunu gösterebilecek bir ortam  oluşturmak. Bu meraklı minik bilim insanlarını yaparak yaşayarak ve sorgulayarak öğrenmeye teşvik edip, onları verimli,eleştirel düşünebilen ve üretebilen nesilleri topluma kazandırmak. Sonrasında ise o meraklı minik bilim insanlarının gözlerindeki heyecan, istek ve hevesle otobüsümüzün deposunu doldurup, yeni meraklı minik bilim insanlarıyla buluşmak üzere yolumuza devam etmek. 

Neden gökyüzünü mavi görürüz? Gökkuşağı nasıl oluşur?  Bir parça demir denizde batarken  nasıl olur da tonlarca ağırlıktaki gemi denizin üstünde kalabilir hatta ilerleyebilir? Günlük hayatta basit makineleri nerelerde görebilir ve nasıl faydalanabiliriz? Evimizdeki basit malzemeler ile merak ettiğimiz konuları deney ortamı hazırlayarak gözlemleyebilir miyiz? Bilim ile hayatımızı nasıl kolaylaştırabilir ve bilimi nerelerde kullanabiliriz gibi soruların hayatımıza daha fazla girdiğini, sohbetlerimizde bu konuların daha fazla yer aldığını hayal ediyorum. 

Çünkü bilim hayattır; hayatın her alanındadır. Bilim sizin yaşam becerilerinizin temelini oluşturur. Değerli bilim insanı Carl Sagan şöyle der: “Bilim bilgi kütlesinden daha fazlası; bir düşünme tarzıdır. Evrenin kuşkuyla sorgulanma tarzıdır. Eğer şüpheci yaklaşmamak için otoriteye kuşkucu sorular soramıyorsak o zaman tam bir kaos içindeyiz.” 

İçimizdeki o meraklı bilim insanlarına yer açmalı, kendisi için yeni yollar yeni çözümler üretmesine izin vermeliyiz.  Günümüzde bu kelimeye daha fazla yönelmeli ve bir sorun ile karşılaştığımızda çözümü yine bu kelimede aramalıyız. Ulu Önder  Mustafa Kemal ATATÜRK de “Bir gün benim sözlerim ile bilim ters düşerse, bilimi seçin.” diyerek, bilimin sizi her zaman ve her şartta doğru cevaba götüreceğini vurgulamıştır.

Ve son olarak değerli bilim insanı Mustafa İnan’ ın şu sözleriyle yazımı noktalamak istiyorum:

“Bilim uzun ve çetin bir yoldur çocuklar. Bilimi yarı yolda bırakmayın, olur mu çocuklar? Oppenheimer gibi hissediyorsanız, bırakın yüksek binaları başkası yapsın, büyük barajlarda başkası çalışsın. Bazılarına çok uzaklardan bile görünen yüksek yapılar kurmak çekici gelecektir. Bırakınız bu işleri öyleleri yapsın. Bazıları da insanları çalıştırmak, büyük teşebbüsleri idare etmek ihtirası ile yanarak kuvvetli olmak isteyeceklerdir. Bırakınız parayla da onlar uğraşsın. Sizin kuvvetli olmak gibi bir derdiniz yoksa, siz de Leonardo Da Vinci gibi ‘Kuvvet nedir?’ diye merak ediyorsanız buyrun sizleri Mekanik kürsüsüne beklerim. Çünkü bazılarına göre ‘Kuvvet’ para ile organizasyonun çarpımına eşittir; bize göre de kuvvet ivme ve kütleyi ilgilendiren bir büyüklüktür. Bu iki formülü birbiriyle karıştırmayın olur mu çocuklar?”

Yolumuzun kuvvetin ivme ve kütleyi ilgilendiren bir büyüklük olduğunu düşünen minik bilim insanlarıyla kesişmesi dileğiyle, BİLİM ile kalın.

Ezgi Nurefşan Ersoy